Aydınlanma, Hristiyanlık ve Deizm


Enlightenment, Christianity, and Deism


Yrd. Doç. Dr. Mümin Köktaş


ÖZET
Batı düşünce ve siyaset tarihinde Aydınlanma ve din arasındaki ilişkinin niteliği konusu sosyal bilimler içinde önemli bir tartışma alanıdır. Sosyal bilimler alanında bu ilişki çoğunlukla bir karşıtlık üzerinden incelenmiştir. Buna göre Aydınlanma veya daha genel bir ifadeyle modernite din karşıtı bir siyaset ve felsefedir. Hatta Aydınlanmanın din açısından genel karakteristiğinin deizm ve ateizm olduğu yönünde bir fikir oluşmuştur. Bu makalede Aydınlanma düşüncesi ve hareketine yönelik böyle bir okumanın tek ve zorunlu okuma olamayacağı ileri sürülmektedir. Aydınlanma ve din arasındaki ilişki basitçe bir karşıtlık veya düşmanlık kategorisine indirgenemez. 18. Yüzyıl Batı siyasi ve toplumsal tarihine baktığımızda etkili ve anlamlı bir deizm ve atezim hareketinin varlığından söz etmek imkansızdır. Hatta aksine 18. Yüzyılda Hristiyanlık Batı toplumları içerisinde önemini muhafaza etmiştir. Bu dönemde din kamusal alan içerisinde varlığını sürdürmüştür. Elbette 18. Yüzyıl Hristiyanlığı, Reformasyon sonrası gelişmeler nedeniyle Ortaçağ’daki durumundan farklılıklar göstermiştir. Protestan Hristiyanlık düşüncesi Batı tarihinin tüm yönlerini etkilemekle birlikte, bu hareketin etkisiyle Katolik dünyası içerisinde de farklılıklar oluşmaya başlamıştır. Tüm bu farklı dini hareketler 18. Yüzyıl Batı toplumlarında Hristiyanlığın çeşitlenmesine yol açmıştır. Bu nedenle, Aydınlanma düşüncesinin, din konusunu siyasi ve felsefi düşünceden dışladığı önermesi yeniden incelenmeye muhtaçtır.


ABSTRACT
Relationship between Enlightenment and religion has been one of the most important topics within social sciences. This relationship has been generally understood as contrariness. According to this perspective Enlightenment or with a more broadly speaking modernity is anti-religious politics and philosophy. Even researchers have had an idea that the religion of the Enlightenment area was deism and atheism. In this article it is suggested that reading of the Enlightenment thought and movement in that way is not a single and necessary reading. Relationship between Enlightenment and religion cannot be easily reduced to contrariness or enmity. It is not possible to find an effective and meaningful deist or atheist movement in the eighteenth-century Western political and social history. Religion or Christianity held its strong position and existed in the public sphere in this age. Of course eighteenth-century Christianity was different from the Middle Ages because of the developments after Reformation. Protestant Christianity affected all the areas of Western world. Even for Catholics change was necessary. All of these religious movements enriched Christianity in the eighteenth-century Western societies. Because of that, the idea that Enlightenment thinking dismissed religion from political and philosophical thought is needed to revise.


ANAHTAR KELİMELER: Aydınlanma, 18. Yüzyıl, Modernite, Din, Hristiyanlık, Deizm


KEYWORDS: Enlightenment, Eighteenth-Century, Modernity, Religion, Christianity, Deism

[PDF]